26 Ekim 2010 Salı

İnsanlık Ölmesin Mi?

Ben, yürürken sen önce "Düşecek ya bu" diyip yalancı çıkmamak için görülmez çelmeler takmaya çalışıyorsan,

Sen, trafikte arabanı kurallara uygun bir şekilde kullanırken o kendini "usta şöför" yapmak için seni sıkıştırıp hayatınla oynuyorsa,

O, yoldan geçerken gördüğü fukaraya gidip açlık kokan boğazından ekmek geçsin diye ekmek verirken biz ona taş atmaya başlıyorsak,

Biz, hayatta 2 dakikalığına neşeyi yaşamak adına kahkahamızı attığımızda siz gelip "kuru gürültü yapmayın" diyebiliyorsanız,

Siz, bir topun peşinde büyük bir heyecan ve neşe ile koşarken onlar bir anda çıkıp topunuzu patlatıyorsa,

Onlar, pazardan istedikleri meyveleri alırken ben onların poşetini bitmeyen bir hırsla yırtmaya çalışıyorsam,

tek temel sebebe dayanıyor. "Eksiklik"

İnsan kendinde olmayanı yanıbaşındakinde görünce kendine en kolay gelen yanlışı yapıyor;

Kazanmak...
değil,
Kaybettirmek.

Çünkü kazanç senden her zaman ruhunu sıkıştırıp sabretmeni istemiştir. Kaybettirmek ise bunu gerektirmez.

Ve insan eksiği oynamaya dayanamayacak tek varlıktır. Bir ağacın dalını koparsan da o, dalsız da büyümeye devam eder, zararsız.

Velev ki bir kuşun kanadını kestin. Uçamıyor diye ne kadar kuş görüyorsa hepsini bir sapan yapıp vurmaya kalkmak onun işi mi, yoksa senin işin mi?

Hepsini geçtim, dal koparmak, veya kanat kesmek de eğer hayati bir anlam içermiyorsa bir tek senin yapacağın davranış zaten; o yüzden senden örnek verdim.

Çünkü doğadaki tüm varlıklar ömürlerini tek bir gayeye sahip olarak geçirirler, hayatta kalmaya çalışmak.

İnsan'ın ise karakteri karmaşık yönlere sahiptir; yeri geldiğinde kendine hayati bir sebep bulur, yeri geldiğinde istek ve tutkuları önce ona, sonra da etrafındakilere hakimiyet kurmaya başlar, bazen hayati sebeplerin içine o heves ve arzuları örterler. Yani;

İnsan'ın herhangi bir karaktere sahip olduğunu söylemek zordur. İnsan hakkında herhangi bir karakterden sözedilemiyorsa insanlıktan hiç söz edilemez. O yüzden insanlık denen şey senin bildiğinin tam tersidir. İyi olan ne varsa bizdeki insanlıktan uzaktır. Kayıpları yok sayıp birşey kazanmış gibi yapmak, kayıpların üzerini ayıplarla örtmek. "Ay insanlık öldü mü" dediklerinde de 2 saniyeliğine duyarlı rolüne bürünürler kolayca, ama o 2 saniyeden sonra gayet 'insan'ca etrafında dostluk, sevgi, merhamet, arkadaşlar, yiyecek, içecek ne varsa kendi arzu ve istekleri doysun diye onları çürütüp tüketip yok ederler.

Konuya dönelim;

Kaybettirmek demiştik.

Peki İnsan İnsan'a kayıp yaşattığında gerçekleşen olaya ne denir?

Hırsızlık, değil mi..

Şu eli ayağı tutup da parasını kazanacağı yerde, dayanağım dediğin ne varsa onları götürmesinden korktuğun kişi var hani, onun işi.

Yukarıda senin gördüğün, duyduğun, hepsinden öte yaptığın şeylere dön bak şimdi.

Senin ondan ne farkın kaldı?

Benim ondan ne farkım kaldı?

Başta sadece sen ile ben olmadığına göre, kim varsa ona göre sorayım:

Ben, sen, o, biz, siz, onlar... Kimin ondan ne farkı kaldı?

Biz bu Dünya'da hayatta kalmaya çalışmak gibi basit bir sorumluluğa sahip olan ne varsa, hepsinin üzerine arzu ve rahatımızın hükmünü koymaya çalışıp tek hayatta kalmaya uğraşan pisliğiz. İnsanlık aklına kötü olan ne geliyorsa onların toplamı.

Biz sorumluluğu olana saygı duymuyorken, sorumsuz kendi türümüze mi saygı duymayı beklemeliyiz? Hiç sanmıyorum. İşte asıl insanlık bu.

Bir insan da bunu yapar, iki insan da bunu yapar, bir grup insan da bunu yapar, bir köy de bu temel üzerine yerleşir, kasabalar ve şehirler cabası, ülkeler ve savaşlar da bu ilkeyi barındırır.

İnsan olmazsa Dünya olmaz diyebiliyor musun daha fazla? Diyemezsin.

Eğer biz pisliksek temizlenmeyi de hakediyoruz.

Hastalıklar, savaşlar, depremler, seller, yangınlar, bizim için kötü olan ne varsa, hepsi tek bir şey için;

Dünya'nın iyiliği için.

Hani bize bir cennet vaadetmişlerdi ya?

Son insanın da Dünya'nın çöp kutusuna atıldığı gün insanlığa vaadedilen o Cennet, Dünya'nın olacak.

İnsanlık da kendi zararlarının kefaletini yapabileceği tek iyilik olarak toprağın altında çürüyüp toprağı besleyerek ödemeye devam edecek. İnsanlık'ın Dünya'ya yaptığı tek kayda geçer iyilik olacak

Bir de üstüne Cennet'e gitmeyi beklemek mi? Küstahlığın daniskası değil de nedir?